Çıplak Yazar » Biraz Kişisel Blog ve Kısa Öyküler Nesli tükenmiş bloglar - Çıplak Yazar - Kişisel Blog







<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/page.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fblogciplakyazar%2F&tabs&width=280&height=70&small_header=true&adapt_container_width=false&hide_cover=true&show_facepile=false&appId" width="280" height="70" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowtransparency="true"></iframe>

Nesli tükenmiş bloglar

Sanırım tek ve en büyük sorunumun topluma ayak uyduramamak olduğunu artık anladım. Çevremdeki insanların hali tavırları bile öylesine garip geliyor ki, çoğuna anlam veremiyorum. Belki de bir şeyleri akışına bırakmak doğru bir seçimdir bilmiyorum. Fakat düşüncelerim buna izin vermiyor. Çünkü blog yazıp okuyan insanların bile, samimiyetine inanamıyorum artık. Eskiden böyle değildi halbuki. Bir blog yazısı okuduğum zaman düşüncelere dalardım. Ne bileyim iyi ya da kötü bir şeyler hissederdim. O yazı hissettirirdi çünkü. İçim dolup taşardı hararetli bir şekilde yorum yapmak için sabırsızlanırdım. Tek bir satır bile beni derinden etkilerdi. Fakat artık saçma salak şeyler görüyorum bloglarda. Tamamen ziyaretçi odaklı yazılan yazılardan başka bir şey değil. Ne bileyim işte başarılı olmanın 3 altın kuralı, blog teması nasıl olmalı? vs.. birbirini tekrar eden yazılar.

Mesela şu yazı, blog yazmayı yıllar önce bırakmış bir arkadaşın yazısı. Günde üç beş kişinin girip okuduğu bir blogu vardı. Sonra da tamamen kapattı. Ben bu tür yazılar görmüyorum artık bloglarda..
Kaybetmek, bir eylemin sonucudur. Eylemsizliğin değil. Tıpkı kazanmanın olduğu gibi, kaybetmenin de öncesinde bir hareket yatar. Hareketin sonunda, kazanmak ya da kaybetmek vardır. Hiçbir şey için çaba sarf etmeden, niyeti ve düşünceyi somut bir eyleme dökmeden, her şeyden umudunu kesmiş, pes etmiş bir halde eylemsizlik içinde olmanın sonucu "kaybetmek" değildir. Bu olsa olsa nefes almak vesaireden ibaret asgari hayat fonksiyonlarını içeren bir bitkisel hayata teslim etmektir kendini. İnsan ne olursa olsun kendini bu duruma sokmamalı. Öğrenilmiş çaresizlik, kaybetmekten yorulanların düştüğü çukurdur. - SG
Yani şunu düşünüyorum aslında. Yahu kardeşim daha önce binlerce kez yazılmış olan bir yazıyı yazmanın anlamı ne? Tutup da blogger takipçi widgeti nasıl eklenir diye bir yazıyı niye yazıyorsun? Ha bir de yazacak konu bulamayıp her boku yazan adamlar var. Blogger güncelleme yapmış. Neymiş efendim blogger yazı panelinde artık gülücük varmış. Eee ben de görüyorum panelde bunu salak değilim. Tıkladım ve kullandım. Bunu yazmanın anlamı nedir? Sonra yeni blog yazarlarına tavsiyeler.. vay efendim vayyy. Ulan ben beş yıldır yazıyorum da, tavsiye vereyim diye cirit atmıyorum ortalıkta. Önce sen bir piş de, bırak diğerleri ham kalsın. Haa özelden mesaj atıp yardım isteyene yardım ederim. Ama tutup da, gelin size blog tavsiyeleri vereyim. Şunu şöyle yapın, bunu böyle demekte bana biraz saçma geliyor. 

Adam akıllı yazan blog görmüyorum ben. Üzerine alınan alınabilir. Biri aldığı parfümü paylamış, biri yemek tarifi vermiş, biri efendim kitap yorumu yazmak için kitap okuma moduna girmiş. Okuyorum havasında yani. Herkeste bir kitaplık resimleri, çay kahve fincanı yanında parlak kitap kapakları, okunan kitaplar, seneye okuyacağım kitaplar listeleri falan. Ama bakıyorum bir tane bile o kitapların bıraktığı iz göremiyorum yazarın kendisinde. Madem o kadar okuyorsun. Öyle bir şey yaz ki ve onu öyle yaz ki, hayran olayım ben sana. Ama ne yazık ki, çok az sayıda bu tür blog yazan insan var. Onlar işte nesli tükenen bloglar.  
O yüzden blogların çoğu benim gözümde sürekli aynı teraneleri yazıp duran çöplükten başka bir şey değil. 

Adamın biriyle geçen reklam anlaşması yapayım dedim. Daha doğrusu blogumda reklam vermek ister misiniz diye, kendisi benimle iletişime geçmişti. Önce girip şöyle bir inceledim blogunu. Blogunda arkadaşlarım diye bir bölüm görünce dikkatimi çekti. Üç beş tanede link koymuş. Dedim ki benim reklamımı arkadaşlarım kısmına koyar mısın? Sorduğum tek soru buydu. Tabi ki koyarım diye atladı bu arkadaş. Sonra da cevap yazmadım. İyi de ben senin arkadaşın değilim ki? Blog okuyucularına beni arkadaşın olarak gösterip niye yalan söylüyorsun? O yüzden bu davranış bana biraz para düşkünlüğü gibi geldi. Boş verdim. 

Geçenlerde oturup bir gecede 4400 kelimelik bir öykü yazdım. Sonuç mu? Bir sikim yok abicim. Sürekli lay lay lom konulara yorum yapan salak bir kitle olunca, sen roman yazsan yine tırt.. O yüzden blog yazmaktan da soğudum artık. Cidden aptal bir kitle içinde hissediyorum kendimi. 
Hep gösterişçi, hep palavracı samimiyetsiz insanlar yığını. 
Bana bunları hissettiren tüm bloglara sövgülerimle.

nesli tükenmiş bloglar
Item Reviewed: Nesli tükenmiş bloglar Description: Rating: 4 Reviewed By: Çıplak Yazar

1 yorum : Nesli tükenmiş bloglar

  1. Bu yazdıklarınızın nedeni çoğumuzda olan maddi kaygı ve kolay yoldan para kazanma hırsımız. Bunlardan biride benim aslında, öz eleştiri getirmek gerekiyorsa. Bende ilk zamanlar düşündüklerimi paylaşayım derken durum bir bakmışım oradan buradan her şeyden bahseder olmuşum. Ya çok fazla düşünüyorum:) ya da sisteme ayak uydurmuşum?

    YanıtlaSil

Yorumlarıyla renk katan, katkıda bulunan herkese teşekkürler. Seviliyorsunuz güzel insanlar. ♥

Abone olun

E-posta Aboneliği

Kaydı tamamlamak için lütfen e-postanıza gelen onay mailini tıklamayı unutmayın!

Bağlantılar

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Buralardayım