Hastalıklı bir adamım ben. Kim olduğumu bulduğum anda, olmaya çalıştığım kişi olamadığım için üzülmemin yersiz olduğunu anlamıştım. Her sabah erken kalkmak, en tatlı rüyalarımın reklam araları gibi gelir bana. Aç karnına sigara içmekten nefret etsem de, sigara paketimin yokluğu içimde anlamsız bir boşluk yaratır çoğu zaman.






<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/page.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fblogciplakyazar%2F&tabs&width=280&height=70&small_header=true&adapt_container_width=false&hide_cover=true&show_facepile=false&appId" width="280" height="70" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowtransparency="true"></iframe>

10 Eki 2016

Öğrendiklerinizi sorgular mısınız?

kitap

Az önce akşam yemeğimi yedim, zihnimde uçuşan kelimeleri, onları kaybetmeden somutlaştırmak için bilgisayarımı açtım ve aç kurtlar gibi saldırgan bir şekilde kafamdakileri boşaltmak için buraya geldim. 

Bugün blog sözlükte rastladığım bir bilgi oldukça dikkatimi çekti.

Erotomania nedir?

Verilen cevap ise; kişinin çevresindeki herkes tarafından sevildiğini ve arzulandığını sanması durumu.

Peki siz bunu biliyor muydunuz? Belki biliyordunuz belki bilmiyordunuz. Fakat ben bilmiyordum. Şu anda muhtemelen benim gibi yeni bir şey öğrendiğinizi düşünüyorsunuz değil mi? Peki önemli bir şeyi atlamadık mı? Çünkü ben atladığımı düşündüm. 

O yüzden bir an durup kendime ''Bu bilgi ne kadar doğru, kaynak neresi'' diye sordum. Dahası emin olmadan bir bilgiyi nasıl benimsediğimi fark ettim. 
Ya yanlış bir bilgiyse? Oysa ben onu doğru olarak benimsemiş ve çoktan kabul etmiştim. Sınırlarım içine almış ve doğruluk kalemin kapılarını açmıştım o bilgiye.

Hayatta öğrendiğim en önemli şeyin sorgulamak olduğuna inanırım aslında. Aklıma da hep şu üç soruyu getiririm. Ne-neden-nasıl? Felsefenin temelini de bu üç soru oluşturur. Bir şeyin neden ve nasıl olduğunu düşünmek, insanı ister istemez o şeyi araştırmaya ve doğru kaynaklardan öğrenmeye teşvik eder. O yüzden bu üç sorunun bilginin kendisinden bile daha değerli olduğuna inanırım. Bir müddet sonra bunu yaşam tarzı haline de getiriyorsunuz zaten. Siz farkında olmasanız da zihniniz adeta kendi kendine Ne-Neden-Nasıl diye sormayı öğreniyor. Hatta bazen öylesine şaşıp kalıyorsunuz ki; hayatınız boyunca doğru sandığınız bir şeyin, aslında yanlış olduğunu anlıyorsunuz. 

Dünya'nın yuvarlak olduğunu iddia eden adamın deli olarak görülüp idam edilmesini hatırladım birden. Bu da doğru bir bilginin, yine sorgulanmadan yanlış olarak algılanmasının en güzel örneğidir. Aslında yapılan aynı yanlış, sorgulamayı bilmemek. Ama tutup da giyotin bıçaklarının bilendiği bir dönemde, toplumu sorgulamayı bilmiyorlar diye eleştirmekte saçma olur. 

Hayatımızda bizi etkisi altına almış ne de çok kulaktan dolma bilgiler var aslında. Şimdiye kadar öğrendiğiniz ve doğru olduğunu düşündüğünüz bilgilerin %50 sinin yanlış olduğunu öğrenseniz, kendinizi büyük bir boşlukta gibi hissetmez miydiniz? O yüzden yazılarımı okuyan siz ziyaretçilerimden de şüphe ettim bir an. Acaba yazdıklarımı okuyan insanlar okuduklarını ne kadar sorguluyor? (Bunu kendinize sorun olur mu?)

Hatta bir test yapmayı bile düşündüm. Bir şeyi allayıp pullayıp süsleyerek önünüze koysam, acaba düşüncelerimle aynı doğrultuda yorumlar mı gelecek? Yoksa birisi çıkıp, bence bu konuda yanlış düşünüyorsunuz diye itiraz edecek mi merak ettim. 

Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz derler. Halbuki o salyangozu aynı kitleye cilde iyi gelir gençleştirir, güzelleştirir diye satabilirsiniz. İşte bu durum, insanların bir şeyi yeterince sorgulamadığının en bariz örneğidir. Neden satılmaz? Ya da daha önce satılmayan şey şimdi neden satılıyor? 

Bu arada yukarıda yazılı olan bilgi de yanlıştır. Sanırım bir yerden kopyalanarak yapıştırılmış. 
Doğrusu ise; kişilik bozukluğu ile birlikte, erkeğin kadın, kadının da erkek gibi hissetmesi durumudur.

Sonuç olarak herkes doğrudan söz ettiğini düşünür, hatta kendi yanlışlarına kendileri bile inanır. Siz de neticede başkalarının yanlışlarını doğru olarak benimsersiniz. Başkalarının yanlışları sizin doğrularınız hale gelir. Siz de o yanlışı başkalarına doğru diye öğretirsiniz. Bu inanın böyle sürüp gider. 
Ta ki birisi çıkıp neden ve nasıl diyene kadar. 

Unutmayın! 

Kapıyı başkaları gösterir, ama açması gereken sizsiniz. 
Item Reviewed: Öğrendiklerinizi sorgular mısınız? Description: Rating: 4 Reviewed By: Çıplak Yazar

6 yorum : Öğrendiklerinizi sorgular mısınız?

  1. Sen böyle yazınca bende bir aratayım dedim ve sonuç senin dediğinden farklı çıktı :)
    Şu ana kadar baktığım yerlerde hep başkalarının kendisine aşık olduğunu sanma durumu olarak çıktı :) Eeeee şimdi bunun hangisi doğru?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aratmak için googleye girdiysen yazım amacına ulaşmış demektir. :)

      Sil
  2. İnsan gün içinde o kadar çok mesaja maruz kalıyor ki sorgulama yapması nerdeyse imkansız ben sanmıyorum ki bir insan herşeyi gözüyle ve kalbiyle duyduklarını örneğin filtreleyip sorgulama erdemine sahip olsun.
    Evet sorgulamak durmaktır duraksamaktir adını sen koy,çünkü artık herşey istediğin gibi paketleyip soruluyor örneğin faiz,haram olduğunu herkes bilir ama sorgulama işine gelmez faiz ile ev alır içinde de oturup Allah'a ibadet eder,değil mi?

    Bu arada erotomanya sanırım biraz yanlış bildiğim kadarıyla erotomanya birinin kendisine sürekli aşık birilerinin olduğu hissine kapılma durumudur.
    Anadilim Yunanca beni yaniltmiyorsa.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen ne diyorsun sayısaldan çıkan parayla hacca gideni tanıyorum ben :)
      Bu kişi sorgulamayı mı bilmiyor, yoksa sorgulamak işine mi gelmiyor bence bunu düşünmek lazım.

      Bu arada anadiliniz sizi yanıltmıyor :)

      Sil
  3. Sorgulamak refleks haline gelmiş artık ben de. Her şeyi sorguladığım için hep eleştirildim ama bir şeye sorgulamadan inanmak saçmalık gibi geliyor. Kabulleniş bünyeme zararlı resmen :D
    Bu arada İran'da sokakta seyyar salyangozcular var, yemek için salyangoz satıyorlar. O söz de tam olarak doğruyu göstermiyor :))
    Hayat çok garip gerçekten. Sanki etrafımız çarpık aynalarla çevriliymiş gibi. Gerçek bir kere çarpılıyor, sonra tekrar ve tekrar. Bu böyle sürüp gidiyor, bir sonu yok maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayat gerçekten de çarpıtılmış şeylerle dolu. Sen kendin gerçeği bilmek istemediğin sürece hep başkalarının doğru kabul ettikleriyle yaşıyorsun.

      Sil

Yorumlarıyla renk katan, katkıda bulunan herkese teşekkürler. Seviliyorsunuz güzel insanlar. ♥

Öyküler ne durumda?

  • Dilaver'e Veda - 🌟 Yeni 🌟
  • Köle - devam ediyor
  • Hayallerin Ötesinde - devam ediyor
  • Görünmez adam part 1 - devam ediyor
  • Geçmişten gelen küçük kız - tamamlandı
  • Yıkık duvar ardında  - tamamlandı
  • Henry Wilson Kasabası - devam ediyor
  • Prenses Ebly - tamamlandı
  • Keçi - tamamlandı - seslendirildi
  • Flu Kadın - tamamlandı
  • Eskici ve azrail- tamamlandı
  • Son günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum- tamamlandı
  • Cehennemde ilk gün- devam ediyor

  • SİZE BİR SIR VEREYİM!

    Abone olun

    E-posta Aboneliği

    Kaydı tamamlamak için lütfen e-postanıza gelen onay mailini tıklamayı unutmayın!

    Bağlantılar

    İletişim Formu

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Buralardayım

    blog sözlük
    Bumerang - Yazarkafe