Çıplak Yazar » Biraz Kişisel Blog ve Kısa Öyküler Çocuk Gözüyle Dünya - Çıplak Yazar - Kişisel Blog
Hastalıklı bir adamım ben. Kim olduğumu bulduğum anda, olmaya çalıştığım kişi olamadığım için üzülmemin yersiz olduğunu anlamıştım. Her sabah erken kalkmak, en tatlı rüyalarımın reklam araları gibi gelir bana. Aç karnına sigara içmekten nefret etsem de, sigara paketimin yokluğu içimde anlamsız bir boşluk yaratır çoğu zaman.






<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/page.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fblogciplakyazar%2F&tabs&width=280&height=70&small_header=true&adapt_container_width=false&hide_cover=true&show_facepile=false&appId" width="280" height="70" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowtransparency="true"></iframe>

Çocuk Gözüyle Dünya

çocuk

Bugün biraz eskilere gittim nedense. Yaşlanıyor muyum ne? Bu aralar eskilere gidip geliyorum öyle. Dünya'ya kocaman olarak ışınlanmadığıma göre, benim de bir çocukluğum var neticede.  
Henüz ilkokul çağlarındayken bir sınavda öğretmenimiz şöyle bir soru sormuştu. Daha doğrusu yapmış olduğu sınav kağıdında olan bir soruydu bu. 

Aşağıdakilerden hangisinde anlam bozukluğu vardır?

- Yarın gazete alacağım.
- Her zaman gazete alacağım.
- Dün gazete alacağım.
- Bu son şıkkı hatırlamıyorum.

Doğru cevap tabii ki de geçmiş zamanı ifade ettiği için ''Dün gazete alacağım'' olmalıydı. Ben ise bu soruyu ''Her zaman gazete alacağım'' diye işaretlemiştim. İnanın neden o şıkkı işaretlediğimi dün gibi hatırlıyorum. Kendime göre haklıydım da. Doğru cevaptı aslında bu. Çünkü bir insanın bir şeyler satın almak için her zaman parası olmayacağını düşünmüştüm. Ki o zaman ailemizin maddi durumu da pek iyi değildi. Sanırım birazda bu duygular baskın gelmişti karar vermeme. İnsan çocukken Dünya'yı gerçekten de çok farklı algılıyor ve yorumluyor. Geçenlerde izlemiş olduğum ''çizgili pijamalı çocuk'' filmi de bu konuyu çok güzel işlemiş. (İzlemeyenlere tavsiye edilir)

Hiç unutmadığım bir çocukluk hatıramı daha yazmak istiyorum ayrıca. Seni de sıkıyorum belki sayın okuyucu ama hatıra işte. Buraya yazmazsam nereye yazıp, kime anlatacağım ki? (Bi çay kap gel bekliyorum) Dedemlerin eski bir radyosu vardı. Tabi bana göre eski olması normal, ama kendilerine göre de eskiydi, kendi çağının eskisi bir radyodan söz ediyorum. Sürekli TSM tarzında şarkılar çaldığından, radyo eski olduğu için, eski şarkılar çaldığını düşünürdüm. Şimdi hatırlayınca tebessüm ediyorum ama bir çocuk gözü ile dünya gerçekten de bambaşka.  

O yüzden yemeğini bitirmezsen arkandan ağlar diyen annesine, ''ben hep bitirmiyorum hiç ağlamıyor'' diyen çocuğu anlamak gerekir. 
Yılbaşına yaklaştığımız sırada küçük yeğenim bana bir soru sormuştu. O gün sırf o soruyu unutmamak için taslak olarak özellikle kaydetmiştim . Yazmak bugüne kısmetmiş.

- Dayı biz şimdi 2016'ya gireceğiz değil mi?
- Evet canım 2016'ya gireceğiz?
- Peki ne zaman bitecek?
- Ne ne zaman bitecek?
- Yani 2016 dan sonra ne zaman bitecek yıllar? (Cümle devrik ama aynen böyle sormuştu)

Aslında cevap veremediğim bir soruydu. Çünkü bu çocuk zamanın sonunu merak ediyordu. Hayatın ve evrenin daha doğrusu her şeyin ne zaman sona ereceğini bilmek istiyordu. Hatta zaman kavramının bile. Siz olsanız ne cevap verirdiniz? Benim gibi kem küm yaparak bir şekilde izah etmeye çalışırdınız değil mi? Ben de öyle yaptım ve ona şöyle dedim. Yaşın biraz daha büyüyünce bu soruyu tekrar sor o zaman anlatırım. Cevap veremedim işte ne diyebilirdim ki? İnsanın ölümü ile birlikte, artık her şeyin var olmasının önemi olmadığını, henüz çok küçük olduğu için ona söyleyemedim.

Biz yetişkinler, aslında hayata çok daha kısıtlı pencerelerden bakıyoruz. Bu da bizi hayalcilikten koparıp gerçekçi yapıyor. Hayalcilik mi iyi yoksa gerçekçilik mi derseniz inanın ben de bilmiyorum. Sanırım içinde bulunduğumuz duruma göre değişiyor. Fakat şimdi bu satırları yazarken geçmişte Hayalcilik ve gerçekçilik diye bir yazı yazdığımı hatırladım. Yazının başlığını hatırlıyorum ama ne yazdığıma dair en ufak bir fikrim yok. 

Ancak bir şeye gerçekten tüm kalbimle inanıyorum; Hayal kurmadan yaşamanın hiçbir önemi yok? Ayrıca şuna da inanıyorum ki; en büyük icatların altında bile, hayal gücü geniş beyinler vardır.. O yüzden bir çocuğa hayal kurmasını öğretemezsiniz. Çünkü onlar zaten hayalcidir. Sadece var olanı köreltmeyin yeter.
Item Reviewed: Çocuk Gözüyle Dünya Description: Rating: 4 Reviewed By: Çıplak Yazar

4 yorum : Çocuk Gözüyle Dünya

  1. Çocuk yaratıcılığıyla bakabilsek ne keşifler çıkardı kim bilir?Soru da çok zekice:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Büyükçe apttallaşıyoruz gibi hissediyorum bazen.

      Sil
  2. O kadar güzel bir yazı olmuş ki üstüne daha da bir şey söylenmez gerçekten. Çocukların hayal güçlerini köreltenler var ama umarım biz köreltmiyoruzdur.
    Filmi kesinlikle izleyeceğim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değerli yorumun için teşekkür ederim karga. Film güzeldi ya ben sevdim. Biraz durağan ama sağlam. :)

      Sil

Yorumlarıyla renk katan, katkıda bulunan herkese teşekkürler. Seviliyorsunuz güzel insanlar. ♥

Öyküler ne durumda?

  • Suskun Çiçek - Yeni
  • Kukla Anton - Tamamlandı
  • Dilaver'e Veda - Tamamlandı
  • Köle - devam ediyor
  • Hayallerin Ötesinde - devam ediyor
  • Görünmez adam part 1 - devam ediyor
  • Geçmişten gelen küçük kız - tamamlandı
  • Yıkık duvar ardında - tamamlandı
  • Henry Wilson Kasabası - devam ediyor
  • Prenses Ebly - tamamlandı
  • Keçi - tamamlandı - seslendirildi
  • Flu Kadın - tamamlandı
  • Eskici ve azrail- tamamlandı
  • Son günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum- tamamlandı
  • Cehennemde ilk gün- devam ediyor

  • SİZE BİR SIR VEREYİM!

    Abone olun

    E-posta Aboneliği

    Kaydı tamamlamak için lütfen e-postanıza gelen onay mailini tıklamayı unutmayın!

    Bağlantılar

    İletişim Formu

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Buralardayım

    blog sözlük
    Bumerang - Yazarkafe