Hastalıklı bir adamım ben. Kim olduğumu bulduğum anda, olmaya çalıştığım kişi olamadığım için üzülmemin yersiz olduğunu anlamıştım. Her sabah erken kalkmak, en tatlı rüyalarımın reklam araları gibi gelir bana. Aç karnına sigara içmekten nefret etsem de, sigara paketimin yokluğu içimde anlamsız bir boşluk yaratır çoğu zaman.






<iframe src="https://www.facebook.com/plugins/page.php?href=https%3A%2F%2Fwww.facebook.com%2Fblogciplakyazar%2F&tabs&width=280&height=70&small_header=true&adapt_container_width=false&hide_cover=true&show_facepile=false&appId" width="280" height="70" style="border:none;overflow:hidden" scrolling="no" frameborder="0" allowtransparency="true"></iframe>

18 May 2016

Öykü : Ben size Prenses Ebley'i anlatmış mıydım?

Prenses ebly kimdir

Geçenlerde bir prensesle oturuyorum. Ama harbi prenses öyle masalsı falan değil.. 2. İngiltere kralı Miro'nun küçük kızı. Vikipedia da araştırın bulursunuz. Neyse ben bu prensese önceleri platonik aşk besliyordum odamda posterleri falan vardı. Sonra dedim ulan bu böyle olmayacak. Hani masallarda prensese aşık olan oduncu olur ya ben de öyleyim hakikaten. Bu prenses bize bakar mı bakmaz mı? Kapıdaki adamlarına mı dövdürür, yoksa sadece şövalyelerle mi arkadaşlık eder kafamda bir sürü şey. Yani illa bir şövalye olmam gerekiyorsa, 4 yıllık açıktan okuyup olurum dedim.

O zamanlar Babası bu prensesi master yapsın diye uzak bi ülkeye göndermiş. Tesadüf bu ya ben bu prensesi Osmanlı Simit sarayı diye bir yerde gördüm. Ottoman ismini görünce kültürümüzü merak edip simit yemek için girmiş meğer prenses buraya.

Sonra baktım geldi yanıma oturdu. Aman Allah ım dedim. Tanınmamak için sıradan giyinmişti. Üzerinde bordo bir kaban vardı. Merhaba ben Prenses yanınıza oturabilir miyim diye sordu. Tabi kendi diliyle söylüyor bunu. Ama ben anlıyorum. Sonra bana bişey oldu. Normalde kalp atışı hızlanır ya insanın heyecandan, benimki yavaşladı yavaşladı böyle ölüyorum falan sandım.
Bi gülüyo benim surat utangaçlıktan kıpkırmızı. Ulan erkek dediğin biraz maço olur kızın karşısında takır takır konuşur. Yok abi o işler cidden öyle olmuyor.

Karşında prenses oturuyor düşün. Kekeliyosun mal gibi sağa sola bakıyorsun kız bişey söylüyor iki üç kez tekrar ettiriyorsun. Cümle kuramıyorsun cümle. Saçmalıyorsun.

Neyse poaça simit falan söyledik bir de yanında demli çay ohh. Ya dedim prenses kusura bakma ben konuşurken diğer taraflara baksan olur mu diye sordum. Niye diye sordu tabi o da.
Ya saçmalıyorum işte anla dedim.

Derken bir haberci geldi. Kralın büyük kızı, Ciceo dan bir zarf getirdi bıraktı masaya. Bir yandan ödüm kopuyor bir yandan da şu haberciyi öldürsem kaç sene yerim diye düşünüyordum. Şarzı da bitmiyordu habercinin. Meğer abartılacak bir durum yokmuş. Ciceo sadece kardeşi Ebley i merak etmiş. Prensesin adı da Ebley bu arada.

İlk başlarda sadece simit yemek için gelmiş aslında ama şu sakin çocuğun yani benim yanıma oturayım diye geçirmiş aklımdan. Üstelik beni de tipsiz bulmuş. Kafka olsa kahrından ölürdü heralde.

Gel zaman git zaman prensesin oturduğu yeri öğrendim. Beni ülkesinde ağırlamak istediğini söyleyince sevinçten havalara uçtum resmen. İlk fırsatta da atıma atlayarak yola koyuldum. At yarı yolda yorulunca otobüse binmenin daha mantıklı olacağını düşündüğümden, otobüse bindim daha sonra.

Prenses burası benim ülkem etrafta öylece gezemem diyerek başına bir kapşon örterek gizlice geldi yanıma. Üstelik  etrafta bir sürü muhafız ve asker de cabası. Fakat prensesin sevimli yardımcıları ona destek olmuşlardı.

Hesaba katmadığım bir husus daha vardı ki, o da prensesin kötü kalpli ağabeyi Erdego ydi. İyi bir avcı oluşu bütün ülkede bilinirdi. Ayın belirli zamanlarında av partisi düzenleyerek sarayda davetler verirdi.
Kral, oğlu Erdego nun hırçın ve asi oluşundan pek haz etmese de avladığı her türlü canlıyı afiyetle mideye indirirdi. Onun için hava hoştu. Diğer kardeş ise Erdego ya nispeten daha sakin ve de uysaldı.

Bizim prenses dışında ailedeki herkes tam bir et düşkünüydü. Çünkü öyle yumuşak kalpli ve inceydi ki canlıları öldürüp yemek ona canice geliyordu. Yok yok bizim prenses vejeteryandı. :) Prensesin annesi ise avlanan yemekleri en güzel şekilde harmanlayıp pişirirdi. Elbette sarayın ustaları vardı fakat kral sadece eşinin yaptığı yemekleri yerdi. Ara sıra kan renginde acımsı bir şey yapardı kraliçe de. Ülkede o kadar yaygındı ki bu, adına bu yüzden kraliçe şerbeti denirdi.

Kral prensese olan aşkımdan elbette habersizdi. Bir oduncu olduğum için duyar duymaz başımı vurdururdu bundan emindim. Fakat prenses Ebley'in bir sözü beni oldukça rahatlatmıştı.

-Kralımız katı görünür fakat oldukça yumuşak kalplidir. Bir oduncu olmanız onun için önemli değil diyerek cevap verdi.

Bu sözleri duyunca sevinçten havalara uçtum tabi.

Bir an önce Kraliçe ile tanışmak için gün saymaya başladım. Sevgili Prensesim Ebley, kardeşi Ciceo ve kraliçe ile sarayda gizliden buluştum. Kraliçe oldukça sert bakışlıydı. Görür görmez saygıda kusur etmemek için önünde eğildim ve parmağındaki büyük yüzüğü öptüm. Daha sonra bi sigara uzattım ve konuşmaya başladık. Kraliçe sert bakışlıydı ama konuştukça korkularımdan da kurtarmıştı beni.

Sayın Kraliçem bendeniz garip bir oduncuyum. Kızınıza gönül verdim ve evlenmek istiyorum dedim. Diyorum ama nasıl, titreye titreye. Kraliçe bu durumu olağan karşıladı. Çünkü kral ile severek evlenmişti.

Aradan yıllar yıllar geçti sonra. Prensese olan aşkım gün geçtikçe alevlendi durdu. Sahra çölünde bir deve kiraladım 15 günlük. Allahtan kredi kartı ile çektirmiştim. Sürekli prensesi görmek için bocalıyordum. Yol uzun olduğu için geceyi de yılanlar ve her türlü akreplerin olduğu çöllerde geçiriyordum. Prenses en azından halimden anlıyordu. Bense öylesine aşıktım ki gözüm ondan başkasını görmüyordu.

Item Reviewed: Öykü : Ben size Prenses Ebley'i anlatmış mıydım? Description: Rating: 4 Reviewed By: Çıplak Yazar

8 yorum : Öykü : Ben size Prenses Ebley'i anlatmış mıydım?

  1. Çölde geceleri serin olur hırkanı almayı ihmal etme :)

    Çok önemli not: Domatesin çekirdeği filiz verdi buna ne diyeceksin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çıkarsa bana güzelce paketleyip kargo yap.
      Çok önemli not: şaka yapmıyorum sen buna ne diyeceksin :D

      Sil
  2. Her bir absürtüne ayrı güldüm. süper olmuş ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de yazarken güldüm ya. cidden iyi yazıyorum ya. :D

      Sil
  3. Bu tarzını sevdim :) Zevkle okudum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında tarz marz yok ortalıkta bugün böyle denk geldi böyle oldu gibi bişeydi :))

      Sil
  4. Çok güzel yazmışsınız, öyle ki beni başka bir diyara götürdü. Tekrar zamanımıza getirdi ve tekrar masallara daldırdı. Kaleminizi çok başarılı ve samimi buldum. Devamını bekliyor olacağım...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalemim çok mu başarılı. Ehh artık ben bu gazla roman falan da yazarım :P

      Beğenmenize sevindim gerçekten sırf sizin için de yazıcam valla :D İnsana motive edici sözler de lazım ama dimi.. :)

      Sil

Yorumlarıyla renk katan, katkıda bulunan herkese teşekkürler. Seviliyorsunuz güzel insanlar. ♥

Öyküler ne durumda?

  • Dilaver'e Veda - 🌟 Yeni 🌟
  • Köle - devam ediyor
  • Hayallerin Ötesinde - devam ediyor
  • Görünmez adam part 1 - devam ediyor
  • Geçmişten gelen küçük kız - tamamlandı
  • Yıkık duvar ardında  - tamamlandı
  • Henry Wilson Kasabası - devam ediyor
  • Prenses Ebly - tamamlandı
  • Keçi - tamamlandı - seslendirildi
  • Flu Kadın - tamamlandı
  • Eskici ve azrail- tamamlandı
  • Son günlerde kendimi hıyar gibi hissediyorum- tamamlandı
  • Cehennemde ilk gün- devam ediyor

  • SİZE BİR SIR VEREYİM!

    Abone olun

    E-posta Aboneliği

    Kaydı tamamlamak için lütfen e-postanıza gelen onay mailini tıklamayı unutmayın!

    Bağlantılar

    İletişim Formu

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Buralardayım

    blog sözlük
    Bumerang - Yazarkafe